Bilişsel Yük· 7 dk okuma· EĞİTEKS Editör

Bilişsel Yük Teorisi: Ders Programına Ne Kadar Uygulanabilir?

Bilişsel yük teorisinin öğretim tasarımındaki güçlü tarafını ve ders programına taşırken yapılmaması gereken aşırı genellemeleri ayırıyoruz.

Bilişsel Yük Teorisi: Ders Programına Ne Kadar Uygulanabilir?

Kısa cevap: Bilişsel yük teorisi, öğretim materyali ve öğrenme etkinliklerinin tasarımında güçlü bir çerçevedir; fakat tek başına okul ders programında hangi dersin hangi saate konulması gerektiğini kanıtlayan bir zaman çizelgesi algoritması değildir. Bu ayrımı yapmak önemlidir.

Bilişsel yük teorisi neyi açıklar?

John Sweller'in çalışmaları, çalışan belleğin sınırlı kapasitesinin öğrenme tasarımını nasıl etkilediğini inceler. Özellikle yeni ve karmaşık bilgilerin gereksiz işlem yükü yaratmadan sunulması, çalışılmış örnekler, parçalama ve öğrencinin ön bilgisine uygun ilerleme gibi ilkeler öğretim tasarımında değerlidir.

Teorinin temel araştırma alanı öğretimin nasıl sunulduğudur. Buradan doğrudan "matematik mutlaka sabah olmalıdır" veya "iki sayısal ders asla arka arkaya gelmemelidir" sonucu çıkarmak bilimsel olarak fazla iddialıdır.

Ders programına nasıl temkinli uygulanabilir?

Okul yönetimi bilişsel yük fikrini bir tercih olarak kullanabilir: aynı sınıfa yoğun olarak algılanan derslerin üst üste gelmesini azaltmak, uzun blokları okulun pedagojik yaklaşımına göre sınırlamak veya belirli derslerin gün içine dengeli dağılmasını istemek gibi. Ancak bunlar öğretmen müsaitliği, haftalık ders saati, sınıf kapasitesi ve diğer zorunlu koşulların önüne geçen evrensel kurallar değildir.

Hard kural ile pedagojik tercih arasındaki fark

Bir öğretmenin Perşembe günü okulda bulunmaması gibi koşul hard constraint olabilir: ihlal edilirse program geçersizdir. "Ağır dersleri mümkün olduğunca dağıt" ise çoğu okul için soft preference olarak daha doğru modellenir: uygulanabiliyorsa tercih edilir, ama programı gereksiz yere imkânsız hale getirmez.

EĞİTEKS'te de planlama açısından sağlıklı yaklaşım budur: önce fiziksel ve idari olarak mümkün bir program üretmek, sonra tanımlanan tercihleri mümkün olduğunca iyileştirmek.

Pratik kontrol listesi

  • Pedagojik tercihi zorunlu kuralmış gibi tanımlamayın.
  • Öğretmen müsaitliği ve haftalık saat kapasitesini önce doğrulayın.
  • Bir tercih programı imkânsız hale getiriyorsa bunun gerçekten vazgeçilmez olup olmadığını sorgulayın.
  • Ders sıralamasının öğrenci başarısına etkisini okulunuzun kendi verisiyle takip edin; tek bir genellemeyi bütün sınıflara uygulamayın.

Kaynak ve sınır

Teorinin kurucu çalışmalarından biri John Sweller'in 1988 tarihli Cognitive Load During Problem Solving: Effects on Learning makalesidir. Bu yazı teoriyi ders programı problemlerine taşırken araştırmanın kapsamını aşan kesin başarı iddiaları kurmamayı amaçlar.

Ders programının teknik tarafında hangi kısıtların programı imkânsız hale getirebildiğini görmek için Ders Programı Neden Oluşturulamaz? rehberine geçebilirsiniz.

#bilişsel yük#ders programı#öğretim tasarımı

Yeni yazılardan ilk siz haberdar olun

Ders programı, nöbet çizelgesi ve okul yönetimine dair uzman rehberleri doğrudan gelen kutunuza gelsin. Haftada en fazla bir e-posta.

Spam göndermiyoruzHaftada 1 e-postaİstediğiniz zaman tek tıkla çıkın